TÜRKİYE’NİN GÖZÜ AMASYA’DA

TÜRKİYE’NİN GÖZÜ AMASYA’DA

Amasya Ticaret ve Sanayi Odası’nın girişimleri, Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) ve Amasya Belediyesi’nin ortaklığıyla Amasya’da çok önemli bir tanıtım etkinliği gerçekleştirildi. 7 Ocak Pazar günü sabah Amasya TSO Yönetim Kurulu Başkanı Murat KIRLANGIÇ ile Amasya Belediye Başkanı Cafer ÖZDEMİR, İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet KAYA ve OKA Amasya Yatırım Destek Ofisi İl Koordinatörü Erdin GÜDEN’in ev sahipliğinde, Amasya Üniversitesi Rektörü Sayın Metin ORBAY’ın da katılımıyla gerçekleştirilen organizasyonda, ulusal basının önemli isimleri bir araya getirildi. Haber Türk Gazetesi Aslıhan KARAGÖZ, Hürriyet Gazetesi’nden Mehmet ÖZDOĞAN, magazinci.com internet sitesinden Nurettin SOYDAN, Önce Vatan Gazetesi’nden Elif GÜNAY, Star Gazetesi’nden Soner CAN, Vatan Gazetesi’nden Melis GÜVENÇ, Yeni Şafak Gazetesi’nden Moustafa Tzampas CHASAN, Dünya Gazetesi’nden Nermin SAYIN, Yeni Yüzyıl Gazetesi’nden Hülya KESKİN ORUÇOĞLU ve Sabah Gazetesi’nden Tuba TOKGÖZ Amasya’nın güzide mekanlarından Yamaç Cafe&Bistro’da pazar kahvaltısında buluştu.

Buluşmada Amasya TSO Başkanı Kırlangıç kısa bir açılış konuşması yaptı. Organizasyonu gerçekleştiren İşler ve Özdemir’e teşekkür eden Kırlangıç, katılımcı profilinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Ardından sözü Amasya Belediye Başkanı Özdemir’e verdi.

Katılımcılara Amasya’da gerçekleştirmek istedikleri ile ilgili bilgiler veren Özdemir, “Amasya’yı yaparak değil, yıkarak güzelleştireceğiz dedik ve bu düsturla çalışmalarımıza devam edeceğiz.” dedi. Gerçekleştirilen kısa konuşmalardan sonra İl Kültür Turizm Müdürü Kaya kısaca Amasya’nın tarihi, turistik ve doğal güzelliklerinden bahsederken, OKA Amasya Yatırım Destek Ofisi İl Koordinatörü Güden Amasya’da gerçekleştirilen yatırımlara değinerek, gelecek dönem yatırım planlarından bahsetti. Bilgilendirilen katılımcılar kahvaltının ardından Amasya’nın güzelliklerini keşfetmek için harekete geçtiler.

Ekibin ilk durağı Amasya Saraydüzü Kışlası ve Milli Mücadele Müzesi oldu. Burada ekibe İl Kültür ve Turizm Müdürü Kaya ile Amasya Müzesi’nden araştırmacı ve sanat tarihçisi Muzaffer DOĞANBAŞ rehberlik etti. Katılımcılara Saraydüzü Kışla Binası’nın tarihi ve bugünü ile ilgili bilgiler verildi. Milli Mücadele Müzesi’ne geçen yazarlara Kaya ve Doğanbaş Milli Mücadele döneminde Amasya’nın ve Amasyalıların yürüttükleri mücadele ve fedakarlıklar bir bir anlatıldı. Binanın tüm salonlarını gezdikten sonra, konferans salonunda binanın teknik özellikleri ve burada gerçekleştirilen faaliyetler hakkında bilgi verildi. Çektirilen hatıra fotoğrafının ardından Amasya’nın büyük ilim yuvalarından, tarih kokulu Büyükağa Medresesi’ne geçildi.

Heyeti Büyükağa Medresesi Yöneticisi İsmail BATMAN karşıladı. Katılımcılara Büyükağa Medresesi’nin geçmişinden bahsedildikten sonra medresenin günümüzdeki misyonundan ve eğitim faaliyetlerinden bahsedildi. 1980’de faaliyetlerine başlayan medreseye bugüne dek 1310 öğrencinin kayıt yaptırdığını, bunların 960’a yakınının hafızlık belgesi aldığını aktaran Batman kayıtlı 110 öğrencileri olduğunu belirtti. Büyükağa Medresesi’nden ayrılan yazarların bir sonraki durağı Bimarhane oldu. Sabuncuoğlu Şerafettin Tıp Tarihi Müzesi’ni yazarlarımız yine sanat tarihçisi Doğanbaş’tan dinlediler.

Cerrahi dünyasının liderlerinden olan, halen yurt dışında birçok üniversitede kullandığı yöntemler ders kitaplarına konu olan Sabuncuoğlu Şerafeddin’in o dönemde kullandığı tıbbi aletlerin sergilendiği müzeye yazarların ilgisi büyüktü. Cerrahi tedavi yöntemlerinin ardından Evliya Çelebi’nin seyahatnamelerde yaptığı anlatımlar üzerine kurgulanan, bedensel ve ruhsal sorunları olan hastaların müzikle tedavisini tasvir eden balmumu heykeller incelendi. Ardından Sabuncuoğlu Şerafeddin’in polikliniğine geçerek bugün tıp fakültelerinde gerçekleştirilen intern uygulamasının ilk örneklerinin burada görüldüğü bilgisini veren Kaya, yazarlarımıza büyük bir sürpriz yaptı. Sabuncuoğlu Şerafeddin’e seslenen Kaya’ya bal mumu heykelin dönerek sesle de karşılık vermesi ve yaptığı tedaviyi anlatması konukları şaşırttı. Son olarak su sesi ile tedavinin nasıl yapıldığını gören yazarlara, burçlarına göre hangi makamda eserler dinleyerek kendilerini rahatlatabileceklerini gösteren interaktif uygulamalar denetildi. Burada çektirilen hatıra fotoğrafının ardından yay olarak Şehzadeler Müzesi’ne doğru yola çıkıldı. Yolda Yeşilırmak üzerinde yapılan çalışmalar hakkında bilgi almak isteyen konuklarımızı Kaya ve Güden bilgilendirdi. Amasya’nın en önemli vizyon projelerinden biri olan Yeşilırmak’ın şişirilmesi Projesi ile ilgili bilgilendirme yapıldıktan sonra yollarına devam eden konuklarımız, haberlerde sıkça duydukları “Selfie Çeken Şehzade Mustafa Heykeli” ile de bol bol fotoğraf çektirdiler. Ardından Şehzadeler Müzesi’ne geçen ekibi, Sanat Tarihçisi Zuhal TOPAL karşıladı. Kaya’nın müze ve yerleşimi hakkında verdiği genel bilgilerin ardından, tanıtım ve anlatımı Topal devam ettirdi. Alt katta Amasya’da valilik yapan ancak tahta çıkamayan 5 şehzadenin, üst katta da Sultanlık makamına gelebilen 7 şehzadenin sergilendiğini belirten Topal, tarihsel gelişmelerden bahsederken Yıldırım Bayezıd Han, Çelebi I. Mehmet Han, Sultan II. Murad, Fatih Sultan Mehmet, Sultan II. Bayezıd ve Yavuz Sultan Selim’den bazı anektodları da konuklarla paylaştı. Son olarak Yıldırım Bayezıd Han’ın seslendirildiği tanıtım filmi izlettirilen yazarlar bol bol fotoğraf çekti.

Şehzadeler Müzesi’nden ayrılan konuklarımız ırmağın kaleden tarafındaki yakasında İçerişehir olarak bilinen tarihi yoldan yürümeye devam ettiler. Burada Amasya Kadın Aile ve Danışma Hizmet Merkezi’ni ziyaret eden ekip çalışmalar hakkında kurs öğreticilerinden bilgi aldı. Burada gerçekleştirilen hat, tezhip, ebru, çinicilik, Yassıçal Dokuması kursları hakkında bilgi alan ekip sınıfları ve üretilen ürünleri dikkat ve ilgiyle inceledi. Satış ve teşhir merkezini de ziyaret eden yazarlar, burada kurs gören kadınlarımızın el emekleri ve özverili çalışmalarıyla hazırlanan ürünleri ayrı ayrı inceledi. İçerişehir’in tarihi dokusundan çok etkilenen konuklar, her fırsatta birçok noktada fotoğraf çektirdi. Ekibin bir sonraki durağı Sultan Bayezıd Külliyesi İl Halk Kütüphanesi oldu. Burada konuklarımız ilk olarak Yazma Eserler Kütüphanesi’ni ziyaret etti. Ziyaretçilerimizi Kütüphane Müdürü Yunis KAHRAMAN karşıladı. Kahraman çok nadide örneklerin olduğu bu kültürel mirasın en değerli örneklerini konuklarımızla paylaştı. Kütüphane bünyesinde Arapça, Farsça, Osmanlıca el yazması eserlerin bütün örneklerini görmenin mümkün olduğunu belirten Kahraman, kütüphanenin en eski eseri Osman Bin Affan'a (III. Halife Hz. Osman) ait Papirüs üzerine yazılmış el yazması Kuran-ı Kerim olduğunu söyledi. Kahraman, gizli ilimler, astronomi, tıp, edebiyat, felsefe, tarih psikoloji, sanat v.b. çeşitli tür ve konularda 2340 adet el yazması eserin bulunduğu kütüphanede bulunan Nakşibendi Şeyhi El Kastamoni’nin yazdığı Felekiyyat kitabından metinler okudu. Kütüphane ziyaretini tamamlayan ekip külliye içinde bulunan Minyatür Amasya Müzesini gezdi. Burada yazarlara müze hakkında bilgiler veren Kaya sözü Sanat tarihçisi Kübra GÜÇYETMEZ’e bıraktı. Güçyetmez, 1914 yılının Amasya’sını tasvir eden maket hakkında bilgiler verdi. 2010 yılında hizmete açılan müzede yer alan makette o yılların şehir dokusu ve kültürel yapısını birebir yansıtan nostaljik bir görünüm olduğunu, maketi ayrıcalıklı kılan özelliğin, mekân ve mimari yapılarının yanı sıra dağlarıyla, akan Yeşil Irmağı ile treniyle, belli noktalarda hareket halindeki figürleri ile gündüzünü izlerken, yıldız simülasyonu ve şehir aydınlatmaları ile kentin gecesinin de yaşanabileceği bütün bir Amasya’nın  canlandırılmaya çalışılması olduğunu aktaran Güçyetmez, makette 1860 adet mimari bina, yapı, insan, hayvan ve ağaç figürlerinin olduğunu belirtti. Buradan hep birlikte külliye imaretine geçildi. İmaret kültürü ve burada yansıtılmak istenenler hakkında bilgi veren Kaya, “Gençlerimizin buraları ziyaret ederek, geçmişi hakkında önemli bilgiler edinmesi gerekiyor. Burada, Amasya’nın yetiştirdiği padişahların gerçekleştirdiği büyük işleri gözler önüne seriyoruz. Tarihinden ilham alan gençlerin gelecek ideallerine şekil vermelerinin bu şekilde daha kolay olacağına inanıyoruz. Ataları, düşküne, yardıma muhtaçlara tüm cömertlikleri ile, tüm imkanları ile yardım eden bir nesiliz. Burada yolcuların, yardıma muhtaçların hatta dağdaki kurtun, kuşun dahi beslenmesi ve ihtiyaçlarının karşılanması için kurulan vakıflara dair izleri bulmak mümkün. Bu yüzden buraların özellikle yeni kuşaklarca bilinmesi, özümsenmesi gerekiyor.” dedi. Bahsettiği konulara ilişkin hazırlanan görselleri de göstererek izah eden Kaya, buradaki ahşap yakma tekniği ile tablolar yapan ve ebru sanatını icra eden sanatkarlarla da konuklarımızın buluşmasını sağladı. İmaretin ardından külliye içindeki aş ve çay evini konuklara gösteren Kaya, burada konuklara çay ikramında bulundu. Bu mekanın tüm vatandaşlara açık olduğunu ve buradaki ikramların ücretsiz dağıtıldığını öğrenen konuklarımız, kültürel yapının hala korunmasından çok memnun olduklarını belirttiler. Ayrıca burada vatandaşların gerçekleştirdiği kültürel ve sanatsal etkinliklerden bahseden Kaya, özellikle yaşlı vatandaşlarımızın çokça zaman geçirdiği, gelip burada kitap okuyup birbirleri ile sohbet ettiği ve namaz vakitleri arasındaki zamanlarını verimli ve eğlenceli bir biçimde geçirebildiklerini aktardı.

Külliye ziyaretini tamamlayan ekip Amasya Arkeoloji Müzesi’ne geçti. Burada araştırmacı ve sanat tarihçisi Muzaffer Doğanbaş ile yeniden buluşan ziyaretçiler adeta tarihin derinliklerine bir yolculuğa çıktı. Alt salondaki fosiller ile başlayan tur Doğanbaş’ın anlatımıyla, lahitler, amphoralar, heykeller ile ziyaretçilere tarihi yeniden yaşattı. Dünyaca ünlü Teşup Heykeli’ni gören ziyaretçiler, heykelle ilgili detaylı bilgi aldı. Ardındanziyaretçilerimiz Tunç çağı kalıntıları ile başlayan ve yakın tarihe kadar gelen arkeolojik bulguların hikayelerini dikkatle dinleyerek incelediler. Anadolu ve bölgede yaşayan medeniyetlerin yaşantılarını, birbirleriyle olan bağlarını ve münasebetlerini de bulguların teknik özellikleri ile birlikte veren Doğanbaş, para, heykel ve takı örneklerini gösterdikten sonra ziyaretçileri üst salona taşıdı. Burada Osmanlı döneminde Amasya sancakları ile Osmanlı döneminde kullanılan savaş aletlerinin tanıtımının ardından, yörede gerçekleştirilen ticari faaliyetlere ve zanaatkarlara ilişkin hazırlanan localara dair bilgiler de verildi. Kentteki önemli mimari yapılardan alınarak müzeye nakledilen önemli metal ve ahşap ürünler ile ilgili bilgileri de aktaran Doğanbaş, bu eserlerin üzerlerindeki metinlerin tercümesini de yaptıktan sonra ziyaretçileri dünyaca ünlü mumyaların sergilendiği salona götürdü. Burada mumyaların kimlere ait olduğu, bugüne dek nasıl geldiklerini, mumyalara ilişkin yaptığı çalışmalardan ve Mumyalama Sanatı ve Anadolu Sanatıkitabından bahsetti. Konuklarımız burada tarihin derinliklerinden günümüze geri ulaştıktan sonra aşkın kentinde aşıkların müzesi olan, Ferhat ile Şirin Aşıklar Müzesi’ne geçti. Aşkı uğruna su kaynağından şehre su taşıyan 18 kilometrelik bir kanal kazan Ferhat’ın, kanallarının beşiğinde kurulan müzede konuklarımız aşkın her halini buldu. Değişik dil, kültür ve şekillerde yaşanan aşkı her haliyle gösteren müzede konuklarımızı önce Ferhat ile Şirin’in destansı aşkı karşıladı. Ardından uzun zaman birbirinden ayrı kaldıktan sonra kavuşan, vuslatıyla yanıp kül olan Kerem ile Kerem’in küllerine yanan Aslı ev sahipliği yaptı konuklarımıza. Çöllere düşen Mecnun ile Leyla’sını aradılar, Romeo ve Juliet’le çok başka kültürlerin aynı ızdırabını paylaştılar. Anadolu’da bir gelenek halini gördüler aşkın, Mimar Sinan ve Mihrimah Hatun’un aşkında incelikleri gördüler, yavuklu kültürünün saflığını, temizliğini hissettiler köy çeşmesinin başında. Nihayetinde, aşk-ı ilahi ile tanışıp, Mevlana Celaleddin- Rumi ile döndüler, Hacı Bayram Veli ile semah yaptılar, Yunus Emre ile kendilerini aşklarının yoluna adadılar. Müzede yaşanan bu serüvenin ardından Ferhat ile Şirin’in mezarlarını ziyaret edip, Ferhat’ın su kanallarını inceleyen yazarlarımız kadim şehir Amasya’ya dönüş yaptılar.

Amasya’nın bir başka güzide mekanı Emin Efendi Konakları’nın ev sahipliği yaptığı yazarlarımız, akşam yemeklerinin ardından günün yorgunluğunu Amasya Belediye Konservatuarı’nın değerli saz üstadlarının fasılı ile attılar.

Ulusal basınımızın güzide yazarlarının kentimizi ziyaretlerinin ikinci gününde ilk olarak Amasya Valisi Sayın İbrahim Halil ÇOMAKTEKİN ziyaret edildi. Tadilatı tamamlanan Vilayet Binası’nda bulunan makam odasının ilk ziyaretçileri olan konuklarımıza izlenimlerini soran Çomaktekin olumlu geri dönüşler aldı. Duyduğu memnuniyeti ifade eden Çomaktekin, Amasya’nın 8500 yıllık geçmişi ile Anadolu’nun kadim bir kenti olduğunu, kentimizin tanıtımında medyanın çok önemli olduğunu ifade etti. Bu amaçla gerçekleştirilen faaliyetlerde özellikle medya ile kentin tanıtımı noktasında istişareleri olduğunu belirten Çomaktekin, geçmiş bazı faaliyetlerindeki tecrübelerini yazarlarımızla paylaştı. Kentin sadece belirli bir alanda gelişmediğini, tarımdaki üstün yönlerinin yanında, 4 tane OSB’si ile güçlü bir sanayisinin olduğunu, kaplıcalarıyla, butik otelleri ile, doğal ve tarihi zenginlikleri ile turizmde de iddialı olduğunu aktaran Çomaktekin, kentin yine de bir çok alanının bakir kaldığını, kabuğunu kırması gerektiğini bunun da medyanın yardımıyla gerçekleşebileceğini ifade etti. Vali Çomaktekin’in kendisini ziyaret eden değerli yazarlarımıza kenti tanıtan basılı yayınlardan oluşan hediyelerini takdim etmesi ve hatıra fotoğrafının çekilmesinin ardından ekip restore edilen tarihi Taşhan’a doğru yola çıktı.

Taşhan’a vardıklarında karşılarına çıkan yapıyla büyülenen konuklarımıza yapı ile ilgili bilgiyi yine İl Kültür ve Turizm Müdürü Kaya verdi. Kaya “Bundan birkaç sene önce adete yıkılmak üzere olan bir tarihi değerin, bugün küllerinden doğmuş halini görmektesiniz.” dedi. Otelin teknik özelliklerinden bahsettikten sonra yazarlarımıza odalar gezdirildi. Sunulan hizmeti ve kaliteyi geçmiş tecrübeleri ile karşılaştıran konuklarımız gördükleri karşısında şaşkınlıklarını gizleyemediler. Buradan kentin turizm sektörüne önemli hizmetleri olan bir başka güzide mekanı Lalehan Otel’e geçerek öğle yemeği yiyen konuklarımız, ırmakla iç içe olan manzaranın tadını çıkardılar. Keyifli bir sohbetin ardından Amasya Elmalarını ve meşhur Amasya Çöreklerinden alarak İstanbul’a dönmek üzere yola çıktılar.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Etkinlik Takvimi

Amasya Haritası